Ana Sayfa / Haberler / Dünya / GRÜ Türkoloji Topluluğundan “Kanayan Yaramız Ahıska” Konferansı

GRÜ Türkoloji Topluluğundan “Kanayan Yaramız Ahıska” Konferansı

Üniversitemiz Türkoloji Topluluğu tarafından hazırlanan Ahıska Türklerinin sürgününün 74. yılı dolayısıyla düzenlenen “Kanayan Yaramız Ahıska” başlıklı konferans, 27 Kasım 2018 Salı günü Şehit Ömer Halisdemir konferans salonunda gerçekleştirildi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, Topluluk Akademik Danışmanı  Dr. Öğr. Üyesi Ülkü Kara Düzgün’ün konuşmasıyla devam etti.

17. Yüzyılda Osmanlı-Avusturya savaşı sırasında kuşatılan Uyvar Kalesi komutanı Raimondo Montecuccoli’nin: “Türkler ölmeyi biliyorlar, hem de iyi biliyorlar. Ben de ölmeyi bilen bir milletin yenilmeyeceğini bilecek kadar tecrübeliyim… Meydana getirdiğim orduları sendeleten bir engel var: Türklerin yaşayan hatıraları!… Demek ki yalnız Türkleri değil, onların tarihini de yenmek lazım” sözlerine atıfta bulunarak konuşmasına başlayan Ülkü Kara Düzgün, Türk Milletinin bu kudretini Çanakkale’de, Sakarya’da ve Kurtuluş Savaşı’nda bir kez daha tüm dünyaya gösterdiğini söyleyerek sözlerini sürdürdü.

Bir milletin kazandığı zaferler kadar kendisine yönelen tehditleri de iyi bilmesi ve unutmaması gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Ülkü Kara Düzgün sözlerini şu şekilde sürdürdü: “14 Kasım 1944’te bundan 74 yıl önce Ahıska Türklerini de yok etmek istediler. Ancak, Türkleri sürerek ya da öldürerek yok etmek imkansız. Bunu bir kez daha bu gün gördüler. Bizlere düşen görev tarihimizi iyi idrak etmek ve anlamaktır… Bu gün burada, Ahıska Türklerinin yaşadığı sürgünü unutturmamak, bir bütün olan Türk Dünyasının bir daha Ahıska Sürgünü, Hocalı Katliamı gibi zulümleri yaşamaması adına bu programı düzenliyoruz. Programın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

Açılış konuşmasının ardından kürsüye çıkan ve kendisi de bir Ahıska Türkü olan Hacı Bayram Veli Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Ayfer Yılmaz “Kanayan Yaramız Ahıska” başlıklı bir sunum yaptı.

Kendi ailesinin de sürgün dönemini yaşadığını belirten Ayfer Yılmaz, bu sürecin gençlere aktarılmasını önemli bir görev olarak gördüğünü söyledi. 2700 yıllık bir Türk yurdu olan Ahıska’nın tarihine, kültürel ve coğrafi özelliklerine değinerek sözlerini sürdüren Yılmaz, bölgenin Osmanlı-Rus savaşları sonucunda 1828’de Rus esaretine geçtiğini ve Ahıska Türklerinin karanlık devrinin de bu tarihten itibaren başladığını söyledi.

Çarlık Rusyası döneminde de Ahıskalıların büyük sıkıntılar yaşadıklarını ve bu dönemde Muş, Ağrı, Bursa, Çorum ve Hatay başta olmak üzere farklı yerlere göç etmek zorunda bırakıldıklarını dile getiren Prof. Dr. Ayfer Yılmaz, Ahıskalıların en ağır darbeyi, 1922-1952 yılları arasında Rusya’yı yöneten Yosef Stalin döneminde aldığını söyledi.

Stalin döneminde Sovyet Gizli Polisi Şefi olan Lavrenti Beriya’nın da “Temizlik” adı altında yaşanan vahşetlerde büyük payı olduğunu söyleyen Yılmaz, Holodomor (Ukrayna’da 1932–1933 arasında suni olarak yaratılan kıtlık), Gulag Kampları (Stalin yönetiminin Sovyet rejimi karşıtlarını toplumdan soyutlamak üzere kurduğu çalışma kampları) ile Kırım Tatarları, Ahıska Türkleri, Çeçen ve İnguşlar’ın da aralarında yer aldığı ve yaklaşık on ulusun etkilendiği sürgünlerle milyonlarca insanın rejim tarafından öldürüldüğünü veya ölüme terk edildiğini belirtti.

1944’te 14 Kasım gecesi 200’den fazla köy ve kasabaya yapılan baskınlarla buralarda yaşayan 115 bin kişinin Sibirya, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’a sürgün edilmesi ve bir çoğunun yollarda ölmesiyle sonuçlanan olayların insanlık tarihine sürülen kara bir leke olduğunu ifade eden Ayfer Yılmaz, benzer olayların sonraki yıllarda daha düşük seviyede devam ettiğini ve günümüzde yarım milyon civarında Ahıska Türkü’nün Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya, Ukrayna, Gürcistan, ABD ve KKTC’de yaşadığını söyledi.

Soru-cevap bölümüyle sona eren konferansın ardından topluluk öğrencilerinin Ahıska Türkülerini seslendirmesiyle devam eden programda, Tirebolu İletişim Fakültesinden Öğr. Gör. Hakkı İşcan’ın da çeşitli safhalarında katkı sağladığı, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesinde bilimsel araştırma projesi olarak ortaya konan ve çekimleri farklı coğrafyalarda gerçekleşen “Ahıska Türkleri” adlı belgesel gösterimi yapıldı.

Etkinliğin sonunda kürsüye çıkan Rektör Danışmanı ve aynı zamanda Tirebolu İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazım Elmas, başından sonuna kadar dolu dolu geçen programa katkı sağlayanlara teşekkür ettikten sonra Prof. Dr. Ayfer Yılmaz’a teşekkür plaketini takdim etti. Üniversitemiz akademik ve idari personelinin yanı sıra öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Hakkında rasimefendi

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Türk Sevdalısı: Bizim Yunus Zeyrek

Türk dünyasının büyük şairi Yunus Emre’nin şöyle bir sözü var: “Bir ben var benden içeride.” …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir